"İK kariyerim boyunca yaptığım en büyük hata.." | Eda Akkurt’la #SadeceİK

"İK kariyerim boyunca yaptığım en büyük hata.." | Eda Akkurt’la #SadeceİK

Global araştırmalara göre işletmelerde yetenek açığı yüzde 70’lerin üzerine çıkmış durumda. Çalışan bağlılığı ve sadakat oranları ise ciddi şekilde düşüyor. Şirketler bir yandan doğru yeteneği bulmakta zorlanırken diğer yandan mevcut çalışanlarını elde tutmakta güçlük yaşıyor.

İK ve Yönetim Danışmanı Eda Akkurt bu sorunun önemli nedenlerinden birinin, şirketlerin yeteneği sürekli dışarıda araması olduğunu belirtiyor. Kritik roller söz konusu olduğunda organizasyon şemasına bakılıyor ve çoğunlukla dış kaynaktan işe alım tercih ediliyor. Oysa birçok durumda potansiyel içeride bulunuyor.

Şirketlerin öncelikle mevcut çalışanlarının güçlü yönlerine odaklanması, gelişime açık alanlarını belirlemesi ve bu doğrultuda yapılandırılmış gelişim programları tasarlaması gerekiyor. İçeriden yetenek yetiştirmek, hem organizasyonel dar boğazları aşmayı hem de sürdürülebilir bir kariyer yolu oluşturmayı mümkün kılıyor.

Çalışanlara yatırım yapılması bağlılık ve aidiyet üzerinde doğrudan etkili oluyor. Çalışan, şirketi tarafından görüldüğünü ve kariyer yolculuğunda desteklendiğini hissettiğinde kuruma olan güveni artıyor. Bu durum uzun vadede çalışan sadakatine katkı sağlıyor.

Liderlik kalitesi de belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle kariyerinin başındaki çalışanlar iş değişikliği kararını çoğu zaman ücret nedeniyle değil, yöneticileriyle yaşadıkları uyum sorunları nedeniyle veriyor. Güçlü liderlik, düzenli geri bildirim ve sağlıklı bir iş ortamı çalışan bağlılığını destekleyen temel faktörler arasında bulunuyor.

Özetle, yetenek açığı ve düşük bağlılık ikilemini yönetebilmek için şirketlerin içerdeki potansiyeli keşfetmesi, gelişim odaklı bir yaklaşım benimsemesi ve liderlik kalitesini güçlendirmesi gerekiyor.